Yazılımda Kalite, Verimlilik ve Maliyet Çatışması

Kalite denilince akıllara hemen fiyat olgusu gelir yani bir hizmet veya malın daha kalitelisini edinmek daha fazla para ödemekle elde edilebilir. Hatta bir mal ne kadar kaliteli ise maliyette o kadar daha yüksektir bilinci biz tüketicelerde hakim olan duygudur. Fakat üretim olarak düşündüğümüzde ise bir mal veya hizmeti biraz daha iyi kalitede üretmek daha fazla maliyet anlamına gelmez. Her üretici için aksayan üretim süreçleri ve üretimde bir fiil görev alanların duygu ve yeterlilikleri gibi etmenler etkilidir, yani üretilen malın kalitesini doğrudan etkiler. Bu yazımda daha kaliteli yazılım ürünleri geliştirmek için yapılması gereken bazı noktalar üzerine duracağım.

Kalitenin kelime olarak anlamına Oxford sözlükten baktığımızda, her hangi bir şeyin benzerlerine bakıldığında standartlaşmış olan bir takım özelliklerin ölçülmesi, mükemmelliğe olan yaklaşımı; veya başka bir açıdan ise her hangi bir şeyin sahip olduğu ayırtedici özellik olarak tanımlanıyor. Bu tanımı biraz daha yazılım alanında inceler isek; kalite ürün veya hizmetin kullanıcının ihtiyaçlarını karşılaması ve bunu yaparkende, kullanıcı gereksinimlerini baz alarak calışmaya devam etmesi. Kullanıcı gereksinimleri ise zaman, mekan, miktar, konfor, güvenlik, erişilebilirlik, kolaylık, tutarlılık, ... ile ilgili olabilir. Yazılım geliştirme süreçleri sonucunda yine bir yazılım ürünü veya yazılım hizmeti ortaya çıktığından yine bu gereksinimlerin tamamı göz önüne alınabilir.

Verimlilik
Verimlilik ise bir sisteme girdiler ile o sistemden elde edilen çıktıların bir birlerine oranıdır. Bu tanım bir makine veya bir sistem üzerine uygulanırsa kolaylıkla hesap edilebilir. Fakat verimliliği tanımından yani makineli üretimi baz alarak insanı da aynı şekilde tanımlarsak  yanılgıya düşmüş oluruz. Makinesel üretimde her birim bir standart dahilinde üretilir ve bir birinin aynı olması amaçlanır fakat insanların üretim faliyetinde mutlaka her bir bireyde farklılık gösteren yanlar oluşacaktır. Bu yüzden insanların ön planda olduğu üretim sistemlerinde verimlilik değerlendirmeden önce kişiye sorumluluğu öğretilmeli ve işi sahiplenmesi istenilmelidir. Örneğin, makinesel üretimde verim aslında birim zamanda yapılan iş miktarını ile ilgilidir çünkü hata vermeden çalıştığı sürece aynı ürünü üretmeye devam edicektir. Buna karşın insan faktörü ön planda olduğu yazılım geliştirme süreçlerinde zamana karşı yarışa bakış biraz farklı olmalıdır çünkü üretimi yapılan ürün aynı ürün olmayabilir veya aynı olsa bile farklı bir ortamda yapılması isteniyordur. Yazılım geliştirme süreci boyunca yapılacak küçük bir hata işe sıfırdan başlamaya neden olabilir. Bu yüzden verimlilik yerine sorumluluk kavramı daha iyi sonuçlar çıkartıcaktır. Yani kişi kendi yaptığını en iyi şekilde yapılması gibi bir sorumluluk ile yaklaşması verimliliği arttıracaktır. Makine ve insanların üretimlerindeki verimliliği daha iyi anlamak için şu makeleye bakabilirsiniz.

Yazılım geliştirme süreçlerinde kaliteyi kullanıcı odaklı olması gerekiyor. Yani kalite kriterleri aslında kullanıcı gereksinimlerinin ne düzeyde karşılandığıyla alakalıdır buradaki başarı ise kullanıcı gereksinimlerinin doğru bir şekilde toplanmasıyla gerçekleştirilebilir. Kullanıcı gereksinimleri yanlış toplanmış bir projenin geleceği iskeleti yeterince güçlü atılmayan bir gökdelene benzetilebilir. Çıkılan her kat aslında yazılım geliştirme yaşam döngüsündeki (SDLC) geçilen her bir sürece benzetilebilir. Örneğin; demirleri atılıp beton kuruduktan sonra merdiven boşluğu konulması için bir delik delmek belki mümkün olabilir fakat  betonun içerisinde elekrik kablolarını döşemek mümkün olmayabilir. Yazılımda ise kullanıcı ihtiyaçlarını tam olarak karşılamayan bir yazılımın kullanıcıya sunulması yazılım süreçlerinin yeniden başlatılmasına neden olabilir ve yazılım maliyetini arttırır veya istenilmeyen özelliklerin yazılıma dahil edilmesi boşu boşuna harcanmış adamXgün demektir.

Bazı üstadların kalite ile igili yaklaşımlarına bakacak olur isek en başta  W. Edward Deming'ten bahsetmek gerekir. Deming, elektrik mühendisi olmasının yanında istatistik alanında çalışmalarıyla tanınmış bir profesördür, kaliteyi kullanıcıların gelecekteki ihtiyaçlarını karşılayan ölçülebilir özelliklerdir ve kullanıcının ödediği paraya karşılık kullanıcıya haz veren üründür  der.
"The difficulty in defining quality is to translate future needs of the user into measurable characteristics, so that a product can be designed and turned out to give satisfaction at a price that the user will pay"
Deming, istatistiksel süreç kontrolünü de kaliteyi etkileyen süreçlerin iyileştirilmesine sokar yani süreç içerisindeki iş-tekrarlarını (re-work) ve çöpleri (trash) süreçten çıkartılarak sürecin daha verimli olacağını savunur. Yine Deming a-versus-b hipotezi ile daha kaliteli süreçlerin nasıl yapılacağını anlatır. Bu hipotezde eğer organizasyon, parçacıklar yerine üretim faliyetini bir sistem olarak sürekli iyileştirmeler yapar ise kaliteyi arttırır ve maliyetleri azaltır.  Hipotezde üzerine durduğu konu:
  • (a) eğer öncelikli olarak kalite üzerine durulursa alttaki formül elde edilir ve kalite artma eğilimine girerken, maliyet düşer
  • (b) eğer öncelikli olarak maliyet üzerine durulursa, maliyet artma eğilimine girer ve kalite düşer 
Armand V. Feigenbaum, kalite konusunda isim sahibi bir kişidir. Toplam Kalite Kontrolü (TQC) daha sonda Toplam Kalite Yönetimi (TQM) olarak adlandırılan yönetim teorisini bulan kişidir. Bu yöntemden kısaca bahsetmek gerekir ise, TQC ürünün ve üretim süreçlerinin sürekli iyileştirilemesini amaçlayan ve çıkan eksiklerin süreç içersinde iyiliştirilerek hataların azalmasını amaçlar. Ayrıca süre. içerisinde olan her bireyin -  yönetim, işçi, tedarikçi, kullanıcı, - sürece katılması ve sorumluluğunu yerine getirmesi hedeflenir ve amaç ise kullanıcı gereksinimlerinin karşılanması ve daha iyisinin yapılmasıdır. Ona göre kalite bir kişinin sorumlulunda değildir çünkü kalite herkesin ortaya çıkarması ve en üst düzeydeki yöneticiler dahil herkes tarafından görünür kılınması gerekir. Kalite ilgili açıklaması ise alttaki sözlerinde belirttiği üzere:  "Kalite mühendislerin, pazarın veya yönetimin kararıyla belirlenmez, kalite müşterinin istekleriyle belirlenir. Müşteri gereksinimlerini karşılayacak istekleri ise müşterinin ürün veya hizmetle olan deneyimlerine dayanır." der
"Quality is a customer determination, not an engineer's determination, not a marketing determination, nor a general management determination. It is based on upon the customer's actual experience with the product or service, measured against his or her requirements -- stated or unstated, conscious or merely sensed, technically operational or entirely subjective -- and always representing a moving target in a competitive market".
Juran's Trilogy
Joseph M. Juran,  yine kalite konusunda isim yapmış bir eletrik mühendisi ve saha sonra istatistik konusunda uzmanlaşmış hatta istatistik kavramlarını mühendislik içerisinde uygulamarda bulunan bu konuda Juran Institute isimli danışmanlık firmasının sahibidir. Düşük Kalitenin Maliyeti (costf-of-poor quality), eğer bir ürün veya süreç mükemmel kalitede üretim yapıyor ise bunun maliyetlerde nekadar azalması, kavramın üzerine düşünceleriyle bilinir. Juran ayrıca Juran's Trilogy olarak bilinen üçlemesi ile meşhurdur. Bu üçleme kalite planlaması, kalite kontrol, kalite iyileştirme olarak üç aşamalı süreç yönetim aşamalarıdır. Kalite planlama ile belirlenen hedeflerin tutturulması için gerekli sürecin tasarlanamasıne, kalite kontrol ile gerektiği zaman sürecin optimal verimlilik ile işletilmesi için hatalara müdehale etmeye, kalite iyileştirme ile sürecin daha iyi bir seviyeye gelmesi sürekli araştırmalar yapmaya dayanır. Juran'a göre kalitenin bir çok anlamı vardır fakat iki tanesi diğerlerine göre baskındır. Bunlardan ilki kullanıcı ihtiyaçları tatmin edici bir biçimde karşıyan ürüne ait özelliklerdir; ikincisi ise ürünün hatalardan arınmış olmasıdır ve "fitness for use" olarak isimlendirdiği ürünün kullanıma uyumlu olmalı ya da kullanabilirlik olmalıdır.
"The word quality has multiple meanings. Two of these meanings dominate the use of the word: 1. Quality consists of those product features which meet the need of customers and thereby provide product satisfaction. 2. Quality consists of freedom from deficiencies. Nevertheless, in a handbook such as this it is convenient to standardize on a short definition of the word quality as "fitness for use".
Kısaca anlatmak gerekirse, kalite müşteri beklentilerini (hatta Deming'e göre gelecekteki beklentilerini de), gereksinimlerini, eksiksiz bir şekilde karşılayan özelliklere sahip ürün veya hizmet olarak tanımlanabilir. Kalite bir süreç işidir yani sadece kaliteli olsun diyerek ürünü kotrol etmek değil sürece etki eden tüm faktörleri - kullanıcı, idareci, işçi, tedarikci, vb. - sürece dahil edilerek herbir bireyin sorumluluklarını yerine getirmesi hedeflenmelidir (toplam kalite yönetimi, Feigenbaum). Esas amaç maliyeti düşürmek olduğunda maliyetin düşmesiyle birlikte kalitede düşer, fakat asıl amaç süreç kalitesini arttırmak olduğunda - re-work ve trash azaltmak, Deming - kalitenin artmasıyla birlikte maliyette düşer. Yani verim arttırılmış olur. Süreçleri yönetmek için parçalara bölmek yani planlama, kontrol etme ve iyileştirme (Juran's Trilogy) yaparak sürekli olarak süreç içerisindeki hataları azaltarak daha iyi bir süreç oluşturma hedeflenmelidir.


Comments

Popular posts from this blog

Selenium Error "Element is not currently interactable and may not be manipulated"

Change Default Timeout and Wait Time of Capybara

Page-Object Pattern for Selenium Test Automation with Python

Performance Testing on CI: Locust is running on Jenkins

How to Set Shared Preferences in Espresso Test for Kotlin and Java